T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Mareşal Fevzi Çakmak İlköğretim Okul Müdürlüğü Yakutiye/ERZURUM  
Ana Sayfa Atatürk Köşesi Mareşal Fevzi Çakmak Erzurum Misyonumuz Vizyonumuz e-OKUL İletişim
Ara
Bağlantılar
  • Okulumuz
  • Kadromuz
  • Rehberlik
  • Spor
  • Etkinliklerimiz
  • Belirli Gün ve Haftalar
  • İzcilerimiz

Bağlantılar
  • Onur Köşemiz
  • Dergimiz
  • Dökümanlar
  • Seminer
  • Oyunlar
  • Eskiler'den
  • Mesajlarınız
Bir Öğretmen
Bir Öğrenci
Duyurular

Anasayfa >> Rehberlik>> VELİLER İÇİN

ANNE VE COCUK

1 yaşınızdayken sizi elleriyle besledi ve yıkadı. Bütün gece ağlayıp onu uyutmayarak teşekkür ettiniz

2 yaşınızdayken size yürümeyi öğretti Size seslendiğinde odadan kaçarak teşekkür ettiniz

3 yaşınızdayken size özenle yemekler hazırladı Tabağınızı masanın altına dökerek teşekkür ettiniz

4 yaşınızdayken elinize rengarenk kalemler tutuşturdu. Evin bütün duvarlarına resim yaparak teşekkür ettiniz

5 yaşınızdayken sizi cici kıyafetlerle süsledi. Gördüğünüz ilk çamur birikintisine atlayarak teşekkür ettiniz

6 yaşınızdayken okula kadar sizinle yürüdü. Sokaklarda "GİTMİYCEEEEEEM" diye ağlayarak teşekkür ettiniz

7 yaşınızdayken size bir top hediye etti. Komşunun camini kırarak teşekkür ettiniz

9 yaşınızdayken size piyano öğretmeni buldu. Notaları bir gün bile çalışmayarak teşekkür ettiniz

10 yaşınızdayken doğum günü partilerinden dans derslerine kadar her yere sizi arabayla götürdü. Arabadan fırlayıp giderken arkanıza bile bakmayarak teşekkür ettiniz

11 yaşınızdayken sizi arkadaşınızla sinemaya götürdü. "Sen bizimle oturma" diyerek teşekkür ettiniz

12 yaşınızdayken zararlı TV programlarını seyretmenizi istemedi. O evde değilken hepsini izleyerek teşekkür ettiniz

15 yaşınızdayken sizi yurtdışında yaz kampına gönderdi. Tek satir mektup yazmayarak teşekkür ettiniz

17 yaşınızdayken erkek arkadaşınızla partiye gitmenize izin verdi. Bir telefon bile etmeden sabaha karşı eve dönerek teşekkür ettiniz.

19 yaşınızdayken okul masraflarınızı karşıladı,sizi arabayla kampusa götürdü ve eşyalarınızı taşıdı. Arkadaşlarınız alay etmesin diye kampus kapısında vedalaşarak teşekkür ettiniz

21 yaşınızdayken iş hayati ve kariyerinizle ilgili size fikir vermek istedi "Ben senin gibi olmayacağım" diyerek teşekkür ettiniz

22 yaşınızdayken kep giyme töreninizde size gururla sarıldı. Avrupa seyahati için para isteyerek teşekkür ettiniz

24 yaşınızdayken uzun suredir çıktığınız çocukla tanışmak istedi "Zamanını ben bilirim" diye tersleyerek teşekkür ettiniz

25 yaşınızdayken düğün masraflarınızı karşıladı,sizin için hem mutlu oldu hem çok duygulandı. Siz dünyanın bir ucuna taşınarak teşekkür ettiniz

30 yaşınızdayken bebek bakimi hakkında size akil vermek istedi. "Artık bu ilkel yöntemleri bırak" diyerek teşekkür ettiniz

40 yaşınızdayken sizi arayıp bir akrabanızın doğum gününü hatırlattı "Anne işim başımdan aşkın" diyerek teşekkür ettiniz

50 yaşınızdayken o çok hastalandı, hafta sonunda onu görmeye gittiğinizde mutlu oldu. Ona yaşlıların çocuk gibi nazlı olduğunu söyleyerek teşekkür ettiniz

Derken bir gün..... o öldü. O güne kadar onun için yapmadığınız ne varsa, o anda kalbinize bir yıldırım gibi düştü....

ÇOCUK VE SEVGİ

Adam yorgun argın eve döndüğünde beş yaşındaki oğlunu kapının önünde kendisini beklerken buldu. Çocuk babasına, saatte ne kadar para kazandığını sordu. Zaten yorgun gelen adam, oğluna "Bu senin işin değil" diyerek karşılık verdi. Çocuk dayattı: "Babacığım lütfen bilmek istiyorum" dedi. Adam, "Bu kadar çok bilmek istiyorsan söyleyeyim" dedi, "saatte 20 dolar kazanıyorum." Bunun üzerine çocuk, babasından bir istekte bulundu: "Peki Babacığım, bana 10 dolar borç verir misin?" dedi. Adam, daha çok sinirlendi: "Benim senin saçma oyuncaklarına ya da benzeri şeylerine ayıracak param yok" dedi. "Hadi derhal odana git ve kapını kapat." Çocuk sessizce odasına çıkıp, kapısını kapattıktan sonra, adam sinirli sinirli düşünmeye başladı: "Bu çocuk nasıl böyle şeylere cesaret eder?" dedi kendi kedine. Aradan bir saat geçmiş, adam biraz daha sakinleşmişti. Çocuğuna, parayı neden istediğini bile sormadığı geldi aklına. Yukarıya, çocuğun odasına çıktı ve yatağında uzanan Çocuğuna, uyuyup uyumadığı sordu. "Hayır uyumuyorum" diye yanıtladı çocuk. Adam, çocuğundan özür diledi: "Sana az önce sert davrandığım için üzgünüm ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim, yorgundum" dedi. Ve elindeki parayı uzattı: "Al bakalım istediğin 10 doları." Çocuk sevinçle haykırdı: "Teşekkürler Babacığım" dedi ve yastığının altında sakladığı buruşuk paraları çıkardı, elindeki parayla birleştirdi, tümünü tane tane saymaya başladı. Oğlunun yastık altından para çıkarıp saydığını gören adam, yine sinirlendi: "Paran olduğu halde neden benden para istiyorsun?" diye bağırdı, "benim senin saçma çocuk oyunlarına ayıracak zamanım yok." Çocuk, babasının bağırmasına aldırmadı bile: "Fakat yeterince param yoktu ki... Ancak simdi tamamlayabildim" dedi ve elindeki paraların tümünü babasına uzattı. "İşte sana 20 dolar, Babacığım" dedi, "simdi bir saatini alabilir miyim?"

ANNE

Doğacak bebek doğumdan bir gün önce Allah ile görüşür :

- Allah'ım, beni yarın dünyaya göndereceğini söylediler, fakat ben o kadar küçük ve güçsüzüm ki, orada nasıl yaşayacağım?

- Tüm meleklerin arasından senin için bir tanesini seçtim. O seni bekliyor olacak ve seni koruyacak. Meleğin sana her gün şarkı söyleyecek ve gülümseyecek.

Böylece sen onun sevgisini hissedecek ve mutlu olacaksın.

- Pekiiiii... İnsanlar bana bir şeyler söylediklerinde, dillerini bilmeden söylenenleri nasıl anlayacağım?

- Meleğin sana dünyada duyabileceğin en güzel ve tatlı sözcükleri söyleyecek, sana konuşmayı dikkatle ve sevgiyle öğretecek.

- Peki Allah'ım, ben seninle konuşmak istersem ne yapacağım?

- Meleğin sana ellerini açarak bana dua etmeyi de öğretecek.

- Dünyada kötü adamlar olduğunu duydum, beni kim koruyacak?

- Meleğin seni kendi hayatı pahasına dahi olsa daima koruyacak.

- Fakat ben, seni bir daha göremeyeceğim için çok üzgünüm.

- Meleğin sana sürekli benden söz edecek ve bana gelmenin yollarını sana öğretecek.

O sırada Cennette bir sessizlik olur ve dünyanın sesleri cennete kadar ulaşır. Bebek gitmek üzere olduğunu anlar ve son bir soru sorar:

- Allah'ım eğer şimdi gitmek üzereysem lütfen çabuk söyle, benim meleğimin adı ne?

— Meleğinin adının önemi yok yavrum, sen onu ANNE diye çağıracaksın...

EĞER

Bir çocuk, düşman bir çevrede yaşarsa, kavga etmeyi öğrenir.

Bir çocuk korku içinde yaşarsa, korkmayı öğrenir.

Bir çocuk acıyan insanlarla beraber yaşarsa, kendini zavallı hissetmeyi öğrenir.

Bir çocuk kıskançlık içinde yaşarsa, nefret etmeyi öğrenir.

Bir çocuk ona cesaret veren bir çevrede yaşarsa, kendine güvenmeyi öğrenir.

Bir çocuk onu öven bir çevrede yaşarsa, o da takdir etmesini öğrenir.

Bir çocuk sevgi içinde yaşarsa, sevmeyi öğrenir.

Bir çocuk kendine değer veren bir çevrede yaşarsa, bir gayesi olduğunu öğrenir.

Bir çocuk dürüst muamele görürse, adaletin ne olduğunu öğrenir.

Bir çocuk doğruluk içinde yaşarsa, hakikatin ne olduğunu öğrenir.

Bir çocuk daima dostluk, güler yüz ve anlayış gösteren bir çevrede yaşarsa, dünyanın içinde yaşanacak güzel bir yer olduğunu öğrenir.

Kısaca, çocuk yaşadığı çevreyi örnek almayı öğrenir.

ALTIN KURALLAR

Gülünç duruma düşürülen çocuk çekingen olur.

Her zaman tenkit edilen çocuk, kendini kabahatli bulur, kendine güveni olmaz.

Kendisine inanılmayan çocuk, yalancı ve dolandırıcı olur.

Kin ve nefret içinde yaşayan çocuk, düşmanca duygular geliştirmeye başlar.

Kendisine sabırla muamele yapılan çocuk, hoşgörülü olur.

Rehberlik Servisi


DİĞER KONULAR


Ailelerin Çocuklarıyla İlgili Dikkat Etmesi Gereken Noktalar
Aile Tutumları ve Çocuk
Ana-Babalar İçin Disiplin Kuralları Rehberi
Anne-Baba Davranışlarının Çocuk Üzerindeki Etkileri
Çocuk Neyi Öğrenir?
Hikayeler
Sınav Kaygısı
Tv ve Çocuklarımız

Ana Sayfa | Atatürk Köşesi | Mareşal Fevzi Çakmak | Erzurum | MEB | MEBBİS | e-OKUL | İletişim
©2006 T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Tüm hakları saklıdır.
WebMaster: Hüseyin ALBAYRAK
ADRES : Aşağı Sanayii Mahallesi | Telefon : 0442 242 94 61 | FAX : 0442 243 01 11 | E-Posta:968916@meb.gov.tr