Kaynağı belli olmayan korkuya kaygı denir. Kaygı herhangi bir stresli durumda yaşanan doğal bir duygudur. Kaygı, hepimizin zaman zaman yaşadığı ve hayatımızı çeşitli şekillerde etkileyen bir durumdur.
Peki ya sınav kaygısı nedir? Sınav, öğrencilerin çoğunda psikolojik baskı yaratan bir oluştur. Sınav döneminde öğrenciler her zamankinden daha çok gayret sarf etmek zorunda kalır. Sınav sonucu ne olacak diye duyulan endişe sinirleri gerginleştirir. Bu durum sınav başarısını olumsuz yönde etkiler.
Öğrencilerimizin özellikle ÖSS ve SBS gibi önemli bir sınava hazırlandıkları şu dönemde sınav kaygısının onları ve anne-babaları nasıl etkilediği, hangi koşullarda yoğun olarak yaşandığı ve nasıl yardımcı olunabileceği konularında bazı hatırlatmalar sunmak istiyoruz.
Anne-babanın çok küçük yaştan itibaren yüksek başarı beklentisi(Çocuğumuzun sınırlarını göz önünde bulundurarak, beklentilerimizi ortaya koymalıyız.)
Sınava hazırlanan çocukları ve aileleri endişelendiren en önemli faktörlerden biri de konuların yetişip yetişmeyeceği, eksiklerin nasıl tamamlanacağı, deneme sınavlarında gösterilen performansın ne olacağı sonucunda oluşan belirsizlik duyguları.
Çocuğunuzun ders çalışması konusundaki eleştirileriniz("BU ŞEKİLDE ÇALIŞMAKLA BAŞARILI OLAMAZSIN") kaygıyı artırır.
Gelecek kaygısı(Gelecekte nasıl bir yaşantım olacak?)
Aile ve çocukların sınavla ilgili olumsuz düşünceleri kaygıyı artırır
Sınavın aile ve çocuk açısından bir kişilik ölçümü olarak görülmesi, başka kişilerle kıyaslama yapılması, sınavda yeterli başarı elde edilemezse başkaları ne düşünür, ya rezil olursak şeklinde sınava anlamlar yüklemek kaygıyı artırır.
Mükemmeliyetçi, rekabetçi kişilik yapısı kaygıyı tetikler.
Çocuğun başarılı olmayı hedeflerken gösterdiği çabayı yeterli bulmaması ve kendine güvenmemesi kaygıyı artırır.
Çocukta hissedilen olumsuz duygular
Ya başarısız olursam korkuları
Yeterince çalışmadığı için kendini suçlama
Kesinlikle başarılı olamayacağım yargıları
Sürenin çok yetersiz olduğunu düşünmek
Hiçbir şey hatırlamadığını, hiçbir şey bilmediğini düşünmek
Hareketsizleşme ya da aşırı hareketlilik ve huzursuzluk hissetme
Aile ve yakınlarını hayal kırıklığına uğratacağını düşünme
Bu gibi olumsuz duygular çocuklarımızda çeşitli fizyolojik rahatsızlıkları beraberinde getirir.
Fizyolojik Belirtiler:
- Çarpıntılar, düzensiz kalp atışları
Düzensiz solunum
Mide şikâyetleri
Ellerde titreme, vücutta ateş basması hissi
Yeme alışkanlıklarında değişme
Baş dönmesi, bayılma, kas yorgunlukları, uyuşma ve titremeler
Uyku problemleri görülmektedir.
Sınava hazırlanan öğrencilerin koştuğu bu maratonda, çocuklar kadar ebeveynler de bu yarışa hazırlanıyor. Ebeveynlerin stresi de istemedikleri halde çocuklarına yansımaktadır. Çocukların sınav kaygısını yenme probleminde velilere de önemli görevler düşüyor.
— Çocuğunuza sınavda başarılı olmasının onu sevmenizin bir koşulu olmadığını ifade etmelisiniz.(Çocuk sınavı bir kişilik değeri olarak görmemelidir)
— Çocuğunuzun zamanı iyi bir şekilde kullanmasına yardımcı olmak. Bu planlama hem sizin hem de çocuğunuzun önünü görmesini sağlayacaktır.
- Sınav öncesinde "Sana güveniyoruz, sen yaparsın…"gibi teşvik amaçlı iletilen mesajlar çocuğunuz için tehdit haline dönüşebilir. Verilen mesajların çocuk üzerindeki etkisini düşünerek önün heyecanını artıracak mesajlardan uzak durulmalıdır.
- Çocuğun iyi olduğu konularda cesaretlendirilip, olumlu özellikleri vurgulanmalıdır. Bu çocuğunuzun güven duygusunu pekiştirecek ve"Yapabileceğine, başarabileceğine "dair inancı artacaktır.
- Anne - babasının kendine güvendiğini ve onu takdir ettiğini gören çocuğun kendine olan güveni ve saygısı artacaktır.
- Çocuğunuzun gerçek kapasitesi doğrultusunda beklentilerinizi belirlemek çocuğunuzun yaşayacağı kaygıyı azaltacaktır.
- Çocuğunuzun başarıya ulaşmak için elinden geleni yaptığına inanın. Eğer sonuç istediğiniz gibi olmazsa elinden gelenin bu kadar olduğunu kabul edin. Sadece sonuçla değil, süreçle de ilgilenin; çocuğunuzun da bunu fark etmesini sağlayın.
- Çocuğunuzla sınav sürecinde, kendisini nasıl hissedip hissetmediğine ilişkin konuşmalar yapılabilir, hatta sadece onu dinleyebilirsiniz.
- Anne-baba olarak çocuğunuzun gelecekte ki mutluluğunun tek belirleyicisi elde ettiği başarı olmadığını, bunun dışında iyi yapabileceği bir çok alternatif olduğunu zaman zaman vurgulayın.
- "Hata yapacağım"kaygısı yaşamak, başarısızlık beklentisi, başarısızlık beklentisi de hata yapmayı beraberinde getirir. UNUTMAYIN mükemmeliyetçilik hata yapma ihtimalini artırır.