T.C. Milli Eğitim Bakanlığı, Mareşal Fevzi Çakmak İlköğretim Okul Müdürlüğü Yakutiye/ERZURUM  
Ana Sayfa Atatürk Köşesi Mareşal Fevzi Çakmak Erzurum Misyonumuz Vizyonumuz e-OKUL İletişim
Ara
Bağlantılar
  • Okulumuz
  • Kadromuz
  • Rehberlik
  • Spor
  • Etkinliklerimiz
  • Belirli Gün ve Haftalar
  • İzcilerimiz

Bağlantılar
  • Onur Köşemiz
  • Dergimiz
  • Dökümanlar
  • Seminer
  • Oyunlar
  • Eskiler'den
  • Mesajlarınız
Bir Öğretmen
Bir Öğrenci
Duyurular

Anasayfa >> Seminerler

AKTİF ÖĞRENME

     Öğrenme, öğrencilerin fikri katılımını ve uygulamasını gerektirir.

     Kendi başına açıklama ve gösterim, uzun süreli öğrenmeyi sağlamaz. Aktif öğrenme bunu sağlayacaktır.

     Öğrenmeyi aktif yapan nedir?

     Öğrenme etkin olduğunda, işin çoğunu öğrenciler yapar.Beyinlerini kullanırlar, fikirleri düşünürler, problemleri çözerler ve ne öğrendilerse uygularlar.

     Aktif öğrenme hızlıdır, eğlencelidir, destekleyicidir.

     Öğrenci sıklıkla sırasından uzakta, hareketli ve yüksek sesle düşünür.

     Öğrenme neden Aktif olmalıdır?

     Bir şeyi iyi öğrenmek için, onu duymak, görmek, onunla ilgili sorular sormak, başkaları ile görüş alış verişinde bulunmak gerekir.

     Biliyoruz ki,öğrenciler en iyi, yaparak öğrenirler.

     O halde sınıfınızı canlandırarak, Öğrencilerinizi neşelendirerek ve ferahlatarak Öğrenmeyi aktif duruma getirmeniz gerekmektedir.

     Bu amaçla ilk olarak öğrenmenin nasıl gerçekleştiğinin anlaşılması gerekir.

 NASIL ÖĞRENİYORUZ?

     Yaklaşık 2400 yıl önce Konfiçyus’un ;

Ne duyduysam, unuttum.
     Ne görürsem, hatırlarım.
Ne yaparsam, anlarım.
     Bu söylemi aktif öğrenmeye uyarlayacak olursak
Ne duyduysam unuttum.
     Ne duyar ve görürsem,biraz hatırlarım.
Ne duyar, görür ve onunla ilgili soru sorar veya birisi ile tartışırsam, anlamaya başlarım.
     Ne duyar, görür, tartışır ve yaparsam, bilgi ve beceri kazanırım.
Başkasına ne öğretirsem, iyice öğrenirim.


     Anlattığınız dersin unutulmasının en önemli nedeni,


     Öğretmenin konuşma hızı ile öğrencilerin dinleme hızı arasındaki farklılıktır. Çoğu öğretmen dk‘da yaklaşık 100-200 kelime kullanarak konuşmaktadır.


     Öğrenciler, bütün dikkatleri ile dk.’da 50 veya 100 kelime dinleyebilmektedir.Öğrenciler dinlerken daha çok düşünmektedirler.


     Yapılan araştırmalar göstermektedir ki,


     Öğrenciler ilk on dk’da dikkatlerini %70 oranında toplayabildikleri halde bu oran son on dk’da %20’ye düşmektedir.


     Sonuç olarak; Anlatılan konu ne kadar ilgi çekici olursa olsun, Öğrenciler ne kadar dikkatli dinlerlerse dinlesinler ve Öğretmen bilgiyi ne kadar sıralı ve yavaş anlatırsa anlatsın ,Dinleyerek öğrenme sınırlı kalmaktadır.


     Aktif Öğrenmenin gerçekleşemediği anlatım yönteminin sürekli olarak kullanılmasının ortaya çıkardığı sorunlar.


Öğrencilerin dikkati her geçen dakika azalmaktadır.

Sadece dinleyerek öğrenen öğrencilere hitap etmektedir.

Ezbere öğrenmeyi desteklemektedir.

Bütün öğrencilerin aynı bilgiye ihtiyaç duyduğu ve hepsinin aynı hızda öğrendiği varsayımına dayanmaktadır.

Öğrencilerin hoşuna gitmemektedir.


Anlatıma görsel unsurların eklenmesi, akılda kalıcılığı %14’ten %38’e yükseltmektedir.


Resim kullanılarak yapılan anlatım sadece kelimeler kullanılarak yapılan anlatımdan üç kat daha fazla etkilidir.


Hem görsel,hem işitsel unsurlar birlikte kullanılırsa daha çok öğrencinin öğrenmesine yardımcı olunacaktır.

 BEYİN NASIL ÇALIŞIR?

     Beynimiz aşağıdaki soruları sorarak gelen bilgiyi sorgular.

Bu bilgiyi daha önce duydun mu? Veya gördün mü?

Bu bilgi nereye uyar? Bununla ne yapabilirim?

Bu bilginin dün, geçen ay veya yıl duyduğum düşünce ile aynı olduğunu farz edebilir miyim?


Beyin sadece bilgiyi almaz onu işler.

Bir bakıma bilgisayar gibi çalışır.

Bilgisayarın girilen verileri daha sonra kullanabilmesi için onları saklaması yani kaydetmesi gerekir.

Beynimizin hafızaya kaydetmesi için yeni bilgiyi test etmesi, özetlemesi veya başkalarına açıklaması gerekir.

Öğrenme pasif olduğunda beynimiz yeni bilgiyi kaydedemez.

 Eğer öğrenciler aşağıda belirtilenleri yaparlarsa daha iyi öğrenirler.

1- Bilgiyi kendi kelimeleriyle yeniden ifadelendirmek.
2- Örneklendirmek
3- Çeşitli biçimlerinin ve durumlarının neler olduğunu ayırt etmek.
4- Bilgi ile diğer faktörler ve fikirler arasında bağlantı kurmak.
5- Bilgiyi çeşitli biçimlerde kullanmak.
6- Bazı sonuçlarını önceden görmek.
7- Bilginin karşıtını veya tersini ifadelendirmek.


Öğrenmek bilgiyi bir bütün olarak yutmak değil, çiğnemektir.

     Öğretmen öğrencilerinin yerine onların beyinlerinde bilgiyi işleyemez ama onların bu işi yapmalarını kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleyebilir. Örneğin;Öğrencilere yeni bilgiyi birbirleri ile tartışma fırsatı vererek, yeni bilgi ile ilgili hem kendisine hem de diğer öğrencilere soru sorma yolunu açarak, uygulatarak ve bir başkasına öğretme fırsatı yaratarak öğrenmeye rehberlik yapabilir.

     Öğrenme kısa süreli bir olay değildir.Bir zaman dilimi içerisinde aşamalarla gerçekleşir. Bu süreçte tekrar yetmez.

     Örneğin; Matematik gibi soyut konuların öğrenilmesinde somut araçları kullanmak ve günlük yaşamla bağlantılı örnekler vermek gerekir. Öğrenme, öğrencinin kendi öğrenmesinde başrolü oynaması ile gerçekleşir.

     Öğrenme aktif olduğunda öğrenci bir şeyler, ister bir problemi çözmek için bilgiler ister, bir işi yapabilmek için yol bulmaya çalışır. Kısaca öğrenci; arar, sorar, sorgular.
 

<< Geri

DİĞER KONULAR

Ah Şu Öğrenciler (mizah)
Aktif Öğrenme
Çocuklarda Öz Saygıyı Geliştirmek
DerslereGöre Öğretim Yöntemleri
Ev Ödevi Nasıl Olmalı?
Gelişim Psikolojisi
Öğrenme Kuramları ve Öğretim İlkeleri
Öğrenme Üzerine Bir Deney
Öğretmenin Zaman Yönetimi
Öğretmen Nasıl Olmalı?
Ana Sayfa | Atatürk Köşesi | Mareşal Fevzi Çakmak | Erzurum | MEB | MEBBİS | e-OKUL | İletişim
©2006 T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü Tüm hakları saklıdır.
WebMaster: Hüseyin ALBAYRAK
ADRES : Aşağı Sanayii Mahallesi | Telefon : 0442 242 94 61 | FAX : 0442 243 01 11 | E-Posta:968916@meb.gov.tr